Havalarımız ısındı, papatyalarımız açtı. Daha ılık ıslatıyor şimdi yeri yağmur. Aşka gelecek bunca uyanış, diriliş sembolu varken ben görünmez bir alemden kıpırdanma bekliyor gibiyim. Kendimi dinlemeyi ertelediğim müddetçe bu olacak iş değil. Hele de teknik olarak önümde yığınla düğüm varken.
Bu aralar en popüler bilmecem bloglarımı etiketlerine göre nasıl sınıflandıracağım ve bu etiketlere göre nasıl arşivleyeceğim. Bilmiyorum ve öğrenEmeyerek daha büyük ayıp ediyorum. HTML'lerin içinde yüzdüm, şablonumu değiştirdim, blog sitelerine girdim ama bulduğum cevaplar hep benim aslında sınıflandırdığımı varsaydıkları etiketlerin düzeniyle ilgili. Yine kronolojik sıralamaya kalıyorum. Malzeme var, gelin görün ki ambalajın beni yansıtmaması içime yedirtiyor içimi.
Yapı olarak düzenliyimdir, evime gelen konukların ilk dikkatini de bu çeker. En fazla salondan mutfağa gitmemiş bir fincan bulurum salonda sabah uyanınca. Bozuk paralarımın kitaplık rafında dağınık bulunması, fişlerimin cüzdanımdaki dertop halleri vereceğim en büyük tavizlerdir. Konu yazılarım olunca, hassas davranmam bu yüzden. Henüz yazılarıma başlık açamazken tepemde yanan fikir lambalarım ">>zip:bold}}jkghdj+%&/" işaretleriyle çarpışıp patlıyorsa ben ne yapabilirim?
Umarım bir gün blogspot'un gizemli şifresini ben de çözer, sultanın kirpiğinin ettiği gibi nice okuyucular cezbederim.

O zamana kadar yeni şablonumun keyfini çıkarın :)
düzeltme: 14.04.09 itibariyla konu başlıklarını saklandıkları yerden çıkarmayı başardım:)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder