8.12.14

Bir ilham medet!

Hiç unutmam, günlerden bir gün bir ilham gelmişti. Bu sefer “oldu”nun müjdesi gibi bir ilham, tüm beklentilerimi karşılayan... Hep duyduğum mutlu hikayelerdeki gibi, benim önceki hikayelerimde bozuk kalan yerler tamir edilmiş gibi, “oldu!”nun ilhamı gelmişti. Emin olmaktan öte, hissetmekten öte bir ilham... Zaten yaşanmış gibi, izlediğim bir filmin sonunu bilmişim gibi... İlhamın verdiği rahatlıkla, hikayeyi hep akışına bıraktım, hep düzeldi, geçişler de rahat oldu. Bozulmadı, kırılmadı, eksik kalan taraflarsa tamamın bir parçası olarak kaldı. Umut etmedim, çünkü olmuş gibi "bildim". İşte her şey o ilhamın kafamın üstünde patlaması ile başladı. Hayallerim üstüme başıma dağıldı.

Şimdi ise ilhamımı kaybettiğim yerdeyim… Sesim kısık, moralim bozuk, kalemim kırık, kalbim s.çık. İlhamımı kaybettiğimi söylemiştim, kınamayın, biliyorum cümlelerim de yamuk yumuk. Hiçbir şeyimi beğenmediğim o lanet, ayarsız, amaçsız... dağınık bir haldeyim. Her zaman kendisiyle barışık olan ben, bu halimle barışık değilim, beğenmiyorum ve kabullenmiyorum. Düzelmeye çalıştığım her adımda bir el kafamı okşayarak, yok sen böyle biraz daha git diyor, yerime oturtuyor. Denemek denemek denemek… yoruyor.

Oysaki tekrar eskisi gibi gözlerim dolarak sevmek istiyorum hayatı, ağaçları, kuşları… bir martının geçtiğim sokağa park etmiş arabanın kaportasının üstüne konmasının bana bir anlam ifade etmesini istiyorum. Haliç’in üstüne vuran ay ışığı gözlerimde parlasın yine. Ummadığım anda gelen dost selamı bir müjde saklasın. Beşiktaş seferi yapan yeni tip vapurların terasından gökyüzüne baktığımda hücrelerimi hissedebileyim. Kollarımı açıp evrenin enerjisini içime çekebileyim. Derin nefesimi tüm vücudumda dolaştırabileyim yeniden. Şarkıları sünger yapıp acımı damıtabileyim içinden. Hiçbiri zorlama noktasında kalmasın, tıkanmayayım.

İyiye yormak gereken bütün işaretlerin hepsi üst üste konulsa ancak akşam pişecek yemeğin ilhamı geliyor. "Aaa ne iyi oldu bak sabah içimden geçirmiştim" diyorum. Halbuki bir haber duymalıyım, bir özlemim giderilmeli, keyfim yerine gelmeli mucize gereği. Mucizelerin her türlü vesilesi ile karşılaşıyorum, vesileleri kabul ediyorum… ama mucizenin kendisi gelemediği için vesilelerim çürümemeli. Vesileyi fark eden idrakımın motivasyona ihtiyacı var.

Renklerin buluşması gibi,
Motorun çalışması gibi,
Gece canın çektiği kızarmış bir ekmekte tereyağının buharlaşması gibi...
Bir yılbaşı sofrasında hediyelerin açılması,
En içli şiir okunurken ağlaşılması gibi…
İlham perisinin sözlerinin bir kavanozdan paylaşılması,
En fazla sözün sessizlikle anlatılması, gözlerle anlaşılması,

Sadece daha güçlü dönebilmek için uzaklaşılması gibi

Bir ilhamdır beklediğim.